Motosiklet kullanmak zor mu?

Motosiklet kullanmak zor mu? Öğrenemeyeceğinizi mi düşünüyorsunuz?


Kullanıyorsunuz ve öğrenecek bir şeyin kalmadığına mı inanıyorsunuz?


Bilimin yolunu takip edince içinizi ferahlatacak bir yere çıkacağız.


Bir zebra yavrusunu düşünün, doğduktan çok kısa bir süre sonra yürümeye ve hatta koşmaya başlıyor. Pekala bir zürafa yavrusu da. Çoğu hayvan önceden programlanmış bir beyin ile dünyaya geliyor. Bir ayının kış uykusuna yatma gereksinimi ve çevresine adaptasyonu atalarından bugüne oluşturulmuş kodlanmış bir beyinden gelir. Bu sebepten bir gergedan yaşam koşulları dışında bir ortama adapte olamaz ve hayatta kalamaz.


İnsanoğlu, dünyaya geldiğinde bakıma muhtaçtır. Zira ne gelişmiş ve önceden programlanmış bir beyin ile ne de yeterli fiziki beceriler ile doğmuştur. İnsan, bilişsel deneyimler ile öğrenir ve adapte olur. Bugün dünyanın her noktasında yaşayabilmemiz ve her ortama adapte olabilmemizi henüz gelişmemiş yetersiz bir beyin ile doğuyor oluşumuza borçluyuz.


Çocuk yaşlarda daha hızlı öğrendiğimiz doğru. Peki öğrenmenin bir sonu var mı?


“İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur.”


Ben bu lafa hiç inanmam. Bir parktasınız ve onbeş, yirmi, otuz ve elli yaşındaki kendiniz ile buluştuğunuzu düşünün. Hepsi aynı ismi taşısa da hepsi ayrı birer insan ve düşünceye sahip olacaklar. Dünya’ya farklı pencerelerden bakan bambaşka insanlar. Bugün dahi geçmişi düşündüğünüzde geçmişteki kendiniz gibi anımsayamıyor ya da değerlendiremiyorsunuz. Tüm değerlendirmeleriniz bugünkü aklınızdan ve dünyanızdan oluşuyor.


Genel kanıya göre beyin gelişiminin yirmi beş yaşında bittiği söylenir. Lakin araştırmalar bunun pek böyle olmadığını gösteriyor. Gelin Lonrda’ya gidelim ve şu meşhur siyah taksilerin şoförlerinin nasıl seçildiğini inceleyelim.


Londra’da bu taksilere şoför olabilmek için insanlar çok zorlu bir maratona giriyorlar. Şehrin tüm yol ağını, önemli yerleri, kültürel alanları tüm kombinasyon ve permütasyonlarıyla birlikte ezberlemek zorundalar. Bu inanılmaz zorlukta bir bellek işi. 320 farklı rota, 25.000 sokak ve 20.000 ilgi noktasını özetle bir yolcunun gitmek isteyebileceği her noktayı ezbere bilinmesi beklenir. Eğitimleri ise dört yıl sürer. Öğrenciler ise eğitim günlerinin üç ila dört saatini zihinlerinde oluşturdukları seyehatleri tekrar etmekle geçirirler. Bu süreç sonucunda girilen zorlu sınav ile meslek hayatlarına başlarlar.

Bu zihni zorlayan sınav Univercity College London’dan bazı nörobilimcilerin ilgisini çekmiş ve şoförler üzerinde araştırma yapmaya başlanmış. Bunun neticesinde bu yetişkin insanların beyninin “hipokampus” bölgesinin diğer insanlara nazaran daha büyük olduğunu görülmüş. Meslekte daha eski kişiler üzerinde yapılan araştırmalar ile bu fark daha da büyüyor.

Kim olduğunuz, kaç yaşında olduğunuz önemli değil. Hepimiz bilişsel deneyimler ile görerek, izleyerek, okuyarak öğreniyoruz ve gelişim daima devam ediyor. Yeterince tekrar eder ve kendinize zaman tanırsanız öğrenemeyeceğiniz hiç bir şey yok. Yeni bilgiler, beceriler yeterince tekrar sonrasında beyninize bir dövme gibi kazınacak ve beyninizde fiziksel değişiklikler yaratacak.

Motosiklet ya da araç sürmek sadece gaz vermek, debriyajı çekmek ve fren yapmaktan ibaret değil, sonsuz değişkenler dünyasında ortama adapte olabilmektir. Motosiklete mükemmel anlamda hakim olabilmek çok büyük avantaj sağlar fakat trafikte tek başınıza olmadığınızı unutmayın. Araç sürmek Londra sokaklarını ve tüm rotalarını ezberlemek kadar zor olmasa da zihinsel anlamda zorlayıcı bir süreçtir. Korkmayın, yeterince tekrar ve zaman ile beyin buna adapte olacaktır.

Beyniniz; gördüğünüz, izlediğiniz, okuduğunuz her şey ile gelişiyor ve değişmeye devam ediyor. Daha iyiye, daha güvenli bir sürüşe, motosikleti keyifle süreceğiniz bir geleceğe kendinizi kapatmayın. Öğrenecek çok şey var.

Kerim Dağlı

“Motosiklet kullanmak zor mu?” hakkında 1 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir